Cisco Liman Güvenliği

08 Aralık 2017 Yorum bırakın

http://player.vimeo.com/video/14518906?autoplay=1&loop=1

Cisco Port Security from ÇözümPark on Vimeo.

Cisco Port Security

tarafından ÇözümPark paylaşılan bu video yu sizlerle paylaşmak istedim.

Kategoriler:Cisco

Microsoft Office 2010 İnceleme

08 Aralık 2017 Yorum bırakın

Bilgisayarların vazgeçilmezi Microsoft Office yepyeni görünüm ve özelliklerle tekrar karşınızda! Office 2010 hakkında herşeyi bilmek ve öğrenmek istiyorsanız yazının devamını okuyun.

64 Bit ve Web uygulamalarıyla Office 2010

Office, hem bürolarda hem de ev bilgisayarlarında tıpkı klavye ve fare gibi vazgeçilmez bir eleman olmayı başardı. Office 2010 ile de Microsoft 64 Bit’e ve web uygulamalarına doğru cesur bir adım attı. Biz de Chip Online ekibi olarak Word, Excel, Outlook ve PowerPoint 2010’u tüm detaylarıyla inceledik.

Öncelikle şunu belirtmek gerek. Office 2010’da klasik bir arayüz bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilirler. Fakat diğer yandan Microsoft, 2007’den alışkın olduğumuz özellik şeridini (Ribbon) kullanmaya devam ederken ufak değişiklikler yapmış.

Office 2010’u tamamlayan web uygulamaları
Office 2010 ile Microsoft’un web uygulamalarına doğru ilk adımı attığını söyleyebiliriz. Bu sayede Word ve Excel çalışma dosyalarınızı Windows Live alanınıza kaydedebiliyor ve tarayıcı üzerinden bu dosyalarla çalışabiliyorsunuz.

İlk kez 64 Bit
Office 2010 ile Microsoft ilk kez 64 Bit Office versiyonunu da beraberinde sunuyor. Sadece 64 Bit değil, 32 Bit versiyon da sunulmaya devam ediyor. Fakat özellikle çok büyük boyutlu Excel dosyalarıyla çalışırken 64 Bit’in farkı açıkça belli oluyor.

32 Bit mi, 64 Bit mi?
Windows 7’nin aksine Office 2010’un 64 Bit versiyonu ikinci planda kalacağa benziyor. Bunun sebebi ise makrolar ve eklentiler gibi Office bileşenlerinin tamamının 32 Bit uyumlu olması. Ayrıca Office’in 32 Bit versiyonu Windows 7 64 Bit sistemde sorunsuz çalışıyor. Bu da 64 Bit’in ikinci planda kalmasına neden olabilir.

Office 2010 ile birlikte gelen tüm yenilikleri makalemizin sonraki sayfalarında görebilir, dilerseniz bu bağlantıya tıklayarak 60 günlük deneme sürümünü indirebilirsiniz.

Word 2010: Güçlü arayüz ve grafik desteği

Çok sayıda kullanıcı Word 2007’nin şerit arayüzüne alışmakta zorlanmıştı. Word 2010’da ise profesyonel görsel efektler ve belge düzenleme konusunda yapılan iyileştirmelerle bu arayüz daha yönetilebilir hale getirildi.

Word 2010’un sahip olduğu özellikler fare tekerleği ile geçiş yapabileceğiniz dokuz ayrı sekmeye bölünmüş. Şerit arayüz Word 2007 ile karşılaştırıldığında daha daraltılmış ve sağ kısımda bulunan ok aracılığıyla tamamen gizlenebiliyor. Bu da küçük ekranlarda çalışma alanını genişletiyor.

Kullanıcılar sekmelerdeki içeriği değiştirebiliyor ve kendi seçimlerine göre ekleme yapabiliyorlar, bu sayede Word 2010 kullanıcıların isteklerine göre şekillendirilebiliyor. “Dosya” sekmesi olarak adlandırılan “Backstage” bölümü ise kullanıcıyı dosya hakkında ayrıntılar, değişiklikler ve gelişmeler konusunda bilgilendiriyor.

Daha fazla konfor
Microsoft bu Office sürümünde yepyeni konforlu özellikleri de beraberinde getiriyor. Yazı türü ve boyutu gibi bilgiler artık otomatik olarak gösteriliyor ve düzenleme bölgesindeki karmaşık yol kaldırılmış. Fareyi önceden yüklenmiş yaklaşık 400 yazı tipinden birinin üzerine getirdiğinizde metindeki yazılar anında değişiyor ve fareyi hareket ettirdiğinizde diğerine geçiyor. Böylece istediğiniz yazı tipini ve efektleri hızlı bir şekilde ayarlayabiliyorsunuz.

Birçok yeniliğe rağmen Office 2010’da eski özellikler de unutulmamış. Önceki sürümde bulunan tüm klavye kısayol kombinasyonları bu sürümde de kullanılabiliyor. Fakat Word konusunda tecrübeli de olsanız bu sürümde ilk etapta zorlanmanız muhtemel. Örneğin bir dosyayı yazdırmak veya yeni bir belge oluşturmak için karmaşık Backstage görünümünde uğraşmak yerine manuel olarak hızlı bağlantılar oluşturmalısınız. Bu tip ipuçlarıyla Office 2010’u daha hızlı bir şekilde kullanabilirsiniz.

Yazılar ve resimler için mükemmel efektler
Grafikler söz konusu olduğunda Word 2010’un basit imaj işleme programlarına gerçek bir alternatif olduğunu söylemek mümkün. İmajlar üzerinde yapabileceğiniz işlemler önceki sürümden tabiki daha fazla. İçerik menüsü üzerinden metinlere, imajlara ve şekillere yalnızca birkaç tıklamayla profesyonel bir görünüm kazandırabiliyorsunuz. Metinlere parıltılar eklemek, yansıtma, blur ve 3D efektleri uygulamak oldukça pratik. Fareyle tıklamaya gerek kalmadan sadece imleci ilgili efektin üzerine getirerek sonucu anında görmek de mümkün.

İsteğe göre imajların kontrastı, parlaklığı ve verilecek efektler de tek bir pencere üzerinden uygulanabiliyor. Böylece belge içindeki imajlara daha artistik bir görünüm kazandırılabiliyor. Hem imajı önceden bir programda işlemenize de gerek kalmıyor. Yalnız, çok büyük boyutlu ve çok sayıda imajı bir arada kullandığınızda Word’un açılış süresi biraz uzuyor.

Bulut’a ilk adım
Word 2010 ile Microsoft, aynı zamanda Bulut Bilgi İşlem’e (Cloud Computing) doğru bir adım atmış oldu. Artık Word ile oluşturduğunuz tüm dökümanlar tarayıcı üzerinden düzenlenebiliyor. Bu işlem Windows Live ile ortak doküman oluşturma üzerinden yapılabiliyor. Böylece Word 2010’daki backstage görünümünden Windows Live hesabınıza yükleyebiliyorsunuz.

Hatta dilerseniz bu dosyalarınıza başka kullanıcıların da ulaşmasına da izin verebilirsiniz. Başkasının sizin dosyalarınızda yaptıkları işlemleri hem Word’de bulunan ilgili bölümden hem de tarayıcı üzerinden gerçek zamanlı olarak görmeniz mümkün.

Sonuç: Şerit arayüz probleminin Word 2010’da gayet şık bir biçimde çözüldüğünü söyleyebiliriz. Şayet bu arayüz size uygun değilse kişiselleştirme veya değiştirme imkânı da bulunuyor. Fakat önceki sürüme görünüm açısından oldukça benzemesine rağmen aralarında büyük farklar bulunuyor. Özellikle efektler konusunda 2010 birçok açıdan çok daha iyi ve ek bir imaj programına gerek kalmıyor. Dökümanlar üzerinde çevrimiçi çalışma imkânı da 2010’u daha çekici hale getirmiş. Kısacası, metinler ve fotoğraflarla uğraşanlar için Word 2010 gayet ideal.

Excel 2010: Hızlı filtreler ve mükemmel grafikler

Standart tablolarıyla bilinen Excel, 2010 sürümünde veri filtreleme, hücre içerisinde mini grafikler, web arayüzü ve yeni analiz sistemi gibi yepyeni özelliklerle geliyor.

Excel 2010’da öncelikle verimliliğe, hızlı çalışmaya ve iş akışı optimizasyonuna ağırlık verilmiş. Aynı zamanda çok büyük ölçüde değişiklikler yapılmadığı için Excel 2007 kullanıcılarının yeni sürüme alışması da oldukça kolay olacak.

Şayet hala 2003 kullanıyorsanız 2010’a alışmanız tabiki çok daha zor olacaktır. Çünkü 2007 ve 2010 sürümlerinde şerit arayüz kullanılıyor ve eski komutları, fonksiyonları kullanmak için bir süre alıştırma yapmak gerekiyor. Fakat şerit arayüzün kullanımı çok daha kolaylaştırdığı da bir gerçek. Özellikle karmaşık diyalog pencereleriyle uğraşmak zorunda kalmadan birkaç tıklamayla işinizi halledebiliyorsunuz.

Backstage görünümü: Dosya merkezi
Şeridin en solunda “Dosya” menüsü adı altında yer alan Backstage görünümü birçok seçeneğe hızlı erişim sunuyor. Bunun en büyük avantajı olarak kullanıcıları, ihtiyaçlarına göre farklı menülerde gezmek zorunda bırakmıyor ve tüm bilgileri tek pencerede topluyor.

Yeşil renkteki “Dosya” menüsünden Backstage görünümüne ulaşmak mümkün. Buradan dosyaların önceki versiyonlarını görebilir, değişiklikleri yok sayarak eski bir versiyona döndürebilir, tabloları boşaltabilir ve dosya ile ilgili seçenekleri değiştirebilirsiniz. Ayrıca buradan yalnızca “Kaydet”, “Aç”, “Kapat” gibi basit menülere değil aynı zamanda tüm bilgilere ve seçeneklere de ulaşabilirsiniz.

Yine bu bölümde “Yeni” sekmesini tıklayarak template, diyagram, tablo gibi onlarca hazır şablona ulaşmak ve “Bilgi”ye tıklayarak ise dosya ile ilgili detayları ve özellikleri görmek mümkün. Başlık, etiketler, yorumlar, durum gibi dosya ayrıntılarını buradan ayarlayabilirsiniz.

Sparklines: Mini grafikler
“Sparklines”, diyagramı tek bir hücre içerisinde oluşturmaya yarayan ve Excel 2010 ile birlikte gelen yepyeni bir özellik olarak karşımıza çıkıyor.

Bu mini grafikler sıkıcı Excel sayfaları ile mükemmel bir uyum sağlayarak sayfalara renk katıyor. Ayrıca Sparklines’ların herhangi bir hücre içerisinde oluşturulabilmesi ve satır veya tüm sütuna dağıtılabilmesi de oldukça pratik. Bu işlemi yapabilmek için önce bir hücreye ve ardından şeritteki “Insert” sekmesine tıklayın. Sparklines kısmından dilediğiniz türde diyagram ekleyebilirsiniz. Farklı amaçlar için diyagram türleri mevcut: Çizgi diyagramlar, kâr – zarar gösterici diyagramlar veya sütun şeklinde diyagramlar. Farklı miktarlarla birlikte renk düzenlemeleri ve hücre içerisindeki diyagramlara metin girişi de yapılabiliyor.

Veri dilimleri ile hızlı filtreleme
Excel 2010’daki bir diğer önemli özellik ise Veri Kesimleri. Veri dilimleri, PivotTable görünümlerinde büyük miktarda verileri kesimler halinde filtrelemeye yarıyor. Bu şekilde aranan veri çok daha hızlı şekilde bulunuyor. Yani artık filtreleri göstermek için liste açmaya gerek kalmıyor ve yalnızca ilgilendiğiniz kısımda filtreleme yapabiliyorsunuz.

Sonuç: Excel 2010, özellikle 64 Bit sürümüyle ön plana çıkıyor, çünkü bu sayede yüksek miktarda veriyi daha fazla güçle yönetmenize imkân veriyor. Ayrıca Backstage görünümü, Sparklines ve Veri Dilimleri işinizi oldukça kolaylaştırıyor. Yeni Excel’in temel amacı etkin şekilde çalışmak olduğu için size zamandan da tasarruf sağlıyor. Özellikle çok büyük miktarda Excel verileri ve dosyalarıyla çalışanlar için Excel 2010 önemli bir verimlilik sağlayacaktır.

Outlook 2010: Sosyal ağlarla artık daha kapsamlı

Office 2010, kullanıcıları günlük eposta karmaşasından kurtarıyor. Ayrıca sosyal ağlar üzerinden haberleşmeyi tercih ediyorsanız Outlook ile bunu da yapmak mümkün. Sonuç olarak Outlook 2010 ile Microsoft trendi takip ediyor ve Facebook vb. ağlarla entegre oluyor.

İnternetteki sosyal ağ patlamasını görünüşe göre Microsoft da es geçemedi ve bu nedenle Outlook 2010’u sosyal ağlar ile entegre olabilecek şekilde tasarladı. Sonuç olarak Outlook yalnızca kişilerinizi ayrı bir sütunda göstermekle kalmıyor, aynı zamanda en son aktiviteleri hakkında da bilgi veriyor. Ayrıca Facebook, Xing ve benzeri ağlar eklenti olarak Outlook’a bağlanabiliyor.

Sosyal ağlara ilk adım
Outlook 2010’da nihayet eposta bilgileri ve kişi verileri birleştirildi. Bu sayede artık epostada kişi ile ilgili bir bilgi çubuğu bulunuyor. Epostayı gönderen kişinin fotoğrafının altında bulunan “Ekle” butonunu tıkladığınızda Outlook 2010 ve sosyal ağınız arasında bağlantı oluşturmanızı sağlayacak bir sihirbaz açılıyor. Bu kısımda tercih ettiğiniz ağı, URL adresini, kullanıcı adınızı ve parolanızı girerek giriş yapıyorsunuz.

Office 2010’da şimdilik sadece LinkedIn ve MySpace ağları kullanılabilir durumda. LinkedIn de Twitter’a bağlanabildiği için ilgili kişilerinizin en son twitlerini görmek mümkün. Facebook ise yakında bekleniyor. Fakat başlangıçta “Social Connector” ve “Microsoft Outlook Connector”ü yüklemeniz gerekiyor. Bu eklentiler yalnızca beta versiyonda bulunduğu için şimdilik pratikte görme şansı bulunmuyor. Yalnızca “Microsoft Office Outlook Connector” ile Windows Live Hotmail hesaplarınıza bağlanabiliyorsunuz.

Şerit arayüz ile tıklamadan tasarruf
Office programlarının simgelerinin değiştirilmesinin yanında en dikkat çekici bir diğer değişiklik de şerit (Ribbon) arayüz oldu. Bu yüzden menü bandı olarak adlandırılan önceki görünüme alışkın olan Outlook kullanıcıları pek zorlanmayacaktır. Fakat menü bandının sayısı arttığı için daha fazla ek özellik de beraberinde geliyor.

Mesajlar, seçenekler, yazı tipleri ve kontrol gibi fonksiyonları Ribbon arayüz özet halde sunuyor ve ilgili seçeneğe ulaşmak için gerekli tıklama sayısını azaltıyor. İlk etapta benzer yöntemler kullanılmıyor ve özellikleri bulması kolay değil. Fakat içerik menüsünden şeritleri dilediğinizce özelleştirerek daha etkin bir kullanım sağlayabilirsiniz.

Konuşmalara tam güç
Çok fazla eposta yazanlara özel olarak Microsoft, Office 2010 içerisine ayrı bir görünüm modu ekledi: “Sohbet Görünümü”. İlk olarak yapmanız gereken bu modu aktif hale getirmek. Bunun için de görünüm ayarlarında tüm epostaları ve cevapları kompakt bir halde gösteren özel bir seçenek bulunuyor. Böylece, örneğin en son konuşmanızdaki 17 yanıtı ayrı ayrı eposta girişleri olarak görmek yerine, Outlook bu postaları ağaç görünümünde bir araya getiriyor. Bu sistemde en son yanıt varsayılan olarak en üstte görünüyor ve bu sayede en son neler konuşulduğunu kolayca görebiliyorsunuz. Gelen kutusunda bulunan küçük bir ok yardımıyla da ağaç görünümünü açıp kapatmanız mümkün.

Windows 7 ile entegrasyon
Office 2010, Windows 7’de bulunan sıçrama listelerini kullanabiliyor. Böylece yalnızca birkaç fare tıklamasıyla yeni eposta oluşturabiliyor ve randevuları yönetebiliyorsunuz.

Sonuç: Çok sayıda eposta ile uğraşanlar Outlook 2010 ile eposta trafiklerini kontrol altına alabilirler. Günlük yaşamımızda bir programı kullanılabilir yapan şeyler genellikle küçük ama etkili özelliklerdir. Outlook 2010’da da durum bundan ibaret: Artık kişilerinizin durum güncellemelerini görebilir, konuşmalarınızı etkin şekilde yönetebilir ve sıçrama listeleri ile anahtar fonksiyonlara çabucak ulaşabilirsiniz.

PowerPoint 2010: Videolarla daha hareketli

PowerPoint ile sunum yapıyorsanız izleyicilerin uyumasına neden olmayan etkileyici ve ikna edici bir sunum hazırlamanız şarttır. PowerPoint 2010 ile videolarınızı ve fotoğraflarınızı kullanarak oldukça dinamik sunumlar hazırlayabilirsiniz.

Microsoft, PowerPoint 2010’da önceki sürümlerdeki temel özellikleri kullanmaya devam ediyor. Şayet önceki sürümlerden herhangi birini kullandıysanız hiçbir zorlukla karşılaşmayacağınız kesin. 2010’da yeni bir sunu açtığınızda yine boş bir sunu başlığı sizleri karşılıyor ve sonraki sayfalar da önceki sürümlerdeki gibi ekleniyor. 2003 ‘ten 2010 versiyonuna geçenler şerit arayüzü nedeniyle özelliklere ulaşmak konusunda yine biraz zorluk yaşayabilirler.

Pratik özellikler
PowerPoint’te yapılan değişiklikler gerçekten takdire şayan. Ve önceki sürümlere göre birçok artı özelliğe sahip. Öncelikle taslaklar bölümündeki şık şablonları deneyebilirsiniz. Üstelik fareyi herhangi bir taslağın üzerine getirdiğinizde anında uygulanıyor. Tıklama ile de seçtiğiniz şablon sunuya uygulanıyor.

Ekran görüntüleri ve fotoğraflar
Bir fotoğrafla birçok kelimeyi anlatabilirsiniz. Ve bu konuda PowerPoint’te yeni bir özellik bulunuyor. Ekle – Ekran Görüntüsü kısmından açık pencerelerinizin görüntüsünü alabilir ve doğrudan sunuya ekleyebilirsiniz. Alternatif olarak imleç ile ekrandaki belirli bir bölümü de seçmeniz mümkün. Görüntüyü belirledikten sonra ise düzenleme bölümüne geçebilir, fotoğraf üzerinde parlaklık, kontrast ve netleştirme gibi ayarları uygulayabilirsiniz.

Tek tıklamayla videolar
PowerPoint sunuları içerisine videolar ve müzikler de kolayca eklenebiliyor. Videolar boyut olarak başlangıçta sayfa sınırlarına göre ayarlanıyor. Fakat kullanıcıların fare ile boyutu değiştirme imkânı da bulunuyor. Ham haldeki videoların doğrudan PowerPoint üzerinden işlenebilmesi de pratik bir özellik olarak sayılabilir. Böylece kullanıcılar slider ile videoların belirli bir bölümünü seçebiliyor, gölge ekleyebiliyor veya şık bir 3D geçişi yapabiliyorlar.

Çevrimiçi & Video sunumlar
Şayet sunumları zamanında yetiştirmek sizin için önemliyse PowerPoint 2010 zaman konusunda oldukça fayda sağlayacaktır. Sunumun yetişmediği bir durumda URL aracılığıyla gönderilebilen On-Screen bir sunu yaratın ve Windows Live hesabınız üzerinden alıcıya gönderin. Böylece alıcılar sununuzu doğrudan tarayıcı üzerinden izleyebilirler. Ayrıca sunuyu video olarak kaydedebilir, sesli anlatımınızı da üzerine ekleyebilirsiniz.

Efektler ve geçişler
PowerPoint 2010’da efektler ve geçişler konusunda da birçok yenilik bulunuyor. Özellikle dinamik geçişler sunumunuza oldukça renk katacaktır.

Sonuç: PowerPoint’te videolarınızı ve resimlerinizi işleyebileceğiniz profesyonel bir araç bulunmuyor. Fakat ekran görüntüsü oluşturma, video ekleme, grafikler, geçişler ve çevrimiçi sunum gibi kullanımı kolay yeni özellikler bu eksiklikleri kapatıyor. Şayet halen 2003 veya 2007 kullanıcısı iseniz, zamandan tasarruf konusunda 2010 sürümüne mutlaka göz atmalısınız.

Diğerleri: OneNote, InfoPath, Publisher ve Access

Office 2010, sadece Word, Excel, Outlook ve PowerPoint’ten ibaret değil. Bu bölümde de sizlere Access, OneNote, InfoPath ve Publisher’daki yeniliklerden de bahsedeceğiz.

Access 2010
Access, daha önceki sürümlerde biraz problemliydi. Özellikle büyük boyutlu işlemlere karşı zayıf bir yapıya sahipti. 2010 sürümünde ise Access artık daha güçlü ve kullanıcılar veritabanı şablonları sayesinde amaçlarına daha kolay ulaşabiliyor. Ayrıca her veritabanı internet üzerinden diğer kullanıcıların erişimine de açılabiliyor. Bunun için ise yalnızca bir tarayıcıya sahip olmak yeterli. Hataları minimuma indirmek için Access’te Quick Info, ToolTips ve AutoComplete gibi sayısız küçük araç bulunuyor. Ayrıca zamandan tasarruf amaçlı olarak kullanıcılar sık kullanılan nesneleri, alanları ve koleksiyonları şablon olarak kaydedip tekrar kullanabiliyorlar.

OneNote 2010
Post-it devri artık kapanmak üzere olduğu için OneNote gibi araçlar ofis kullanıcılarının gözdesi oldu. OneNote 2010 sürümünde de pratikliğe ağırlık verilerek kullanıcıların notlarını ekrana yerleştirmesi sağlanmış. Ayrıca notlar internet veya intranet üzerinden diğer kullanıcılarla da paylaşılabiliyor. Üstelik renkleri de değiştirmek mümkün.

InfoPath 2010
Microsoft’un form oluşturma aracı “InfoPath” olarak adlandırılıyor. InfoPath iş hayatınızda kullanabileceğiniz bir araç olmakla beraber 2010 sürümünde şerit arayüzü kullanıyor. Bu sayede tamamlanmış formlar tek tıklamayla yayınlanabiliyor. Fakat göze çarpan bir özellik daha var. 2010’da kullanıcılar formların kapsamını genişletmek için Visual Studio Tools ile kendi kodlarını yerleştirebiliyorlar.

Publisher 2010
Microsoft Publisher 2010, birçok yeni şablon ile birlikte geliyor. Önizleme bölümünden de çabuk değişiklikler yapabiliyorsunuz. Ayrıca Publisher’da gelişmiş bir imaj düzenleme aracı bulunuyor ve birkaç tıklamayla nesneler birbirine yönlendirilebiliyor.

www.chip.com.tr

Kategoriler:Genel

Hakkımda


 

DSC_0041

DSC_0043

DSC_00444

DSC_0046

Kategoriler:Hakkımda

Acronis Snap Deploy 4 Kurulum Yapılandırma ve İşletim Sistemi Dağıtımı

09 Aralık 2011 Yorum bırakın

Acronis Snap Deploy 4 Kurulum Yapılandırma ve İşletim Sistemi Dağıtımı

Öncelikle Acronis Snap Deploy 4 nedir, neden tercih edilir bunu açıklayalım. ASD 4 daha önceden almış olduğumuz bir işletim sistemi imajını, belirlediğimiz hedef bilgisayara etkili bir şekilde dağıtmamıza olanak verir. Almış olduğumuz imajı, hedef bilgisayara dağıtmadan önce hazırlayacağımız Template ler sayesinde şirket politikalarına uygun hale getirebiliriz. Örneğin; elimizdeki imajı özelleştirerek client bilgisayarı domaine alabilir, deploy işlemi bittikten sonra belirli programların kurulumunu yaptırabilir veya belirli dosyaların cliente kopyalanmasını sağlayabiliriz.

Bilindiği üzere IT sektöründe çalışanlar için sıfırdan işletim sistemi kurmak ve işletim sistemini yapılandırmak oldukça zaman kaybına neden olan bir iştir. Bu anlamda ASD 4 zaman kaybını önleyen ve verimliliği arttıran bir çözümdür. ASD 4′ ün işleyiş şemasını aşağıdaki resimde özetlenmiştir. Daha fazlasını oku…

Microsoft Bulut Bilişim Zirvesi


Geçtiğimiz yıl mayıs ayında gerçekleştirilen Bulut Bilişim Zirvesinin videoları,

Bulut Bilişim Zirvesi – Part 1 from Windows Blogu on Vimeo.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Genel Etiketler:

Bilgisayar ağlarına giriş


1. Bilgisayar ağlarına giriş:

a.  Bilgisayar Ağı Nedir?

Birden fazla bilgisayarın aralarında veri iletişimi yapabilecek şekilde yapılandırılmasına “Bilgisayar Ağı” denir. Bilgisayar ağları sayesinde birden fazla kişinin ortak veriler üzerine çalışma imkanı doğar, veri paylaşımı için mesafe sorunları ortadan kalkar. Bilgisayar ağlarına örnek olarak dünyanın en büyük bilgisayar ağı olan “İnternet”i gösterebiliriz. Günümüzde internet aracılığı ile metin, ses, fotoğraf, video gibi farklı veri türlerini paylaşabiliyoruz.

b.  LAN, WAN, WLAN Kavramları

LAN ( Local Area Network ): Türkçede Yerel Ağ olarak anılır. Diğer ağ türlerine göre çok yüksek hızlarda çalışır. Bina veya daire içi gibi kendi kablolarınızı çekebileceğiniz yerler dahilinde kurulurlar. Bilgisayarların dışında Ağ Yazıcızları, Harici Depolama Cihazları, Kart okuyucular, Parmak izi okuyucular, IP Kameralar gibi ethernet kartına sahip tüm donanımlar LAN’a katılabilir. “Ethernet” teknolojisinin kullanıldığı tüm networkler Yerel ağ (LAN) olarak tanımlanabilir. LAN tipi ağlar, genellikle switch, ethernet kartı ve UTP kablolardan oluşur. Kullanım yerlerine göre kablolama türü değişebilir. Kablo seçiminden ileriki konularda bahsedeceğiz.

Daha fazlasını oku…

Bilgisayar Aglarında Kullanılan Kablolar


1. Bilgisayar Ağlarında Kullanılan Kablolar:

a.  Koaksiyel Kablo Türleri
Koaksiyel Kablolar (Coaxial Cable) düşük güçte sinyallerin iletilmesi amacıyla tasarlanmıştır. Elektromanyetik parazitlerden fazla etkilenmezler. Yüksek frekansta daha iyi iletirler.


Bu kablolar bilgisayar ağlarının kurulumunda, 10 Megabit/sn lik ağlarda kullanılmıştır. Koaksiyel kablolar ile kurulabilen topolojiler: Bus, Ring ve Mesh tir. Koaksiyel kablolar ile Star topolojisinde bir ağ kurulamaz.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Genel Etiketler:, , , , , ,